Küçükkuyu’nun Mutlaka Görmeniz Gereken Köyleri

Küçükkuyu’nun körfeze hakim iki köyü var ki diğer köylere pek benzemez. Adatepe ve Yeşilyurt. Neden derseniz eğer; Kültür Bakanlığı tarafından koruma altına alınan bu köyler, Rum ve Türk kültür izlerini taşıması ve orijinal taş yapısıyla yerli ve yabancı turistlerin dikkatini çekmesinden dolayı özel bir konuma getirilmiş. Köyler, doğal dokusu, dağ ve denizin muhteşem uyumlu ahengi […]

Küçükkuyu’nun körfeze hakim iki köyü var ki diğer köylere pek benzemez. Adatepe ve Yeşilyurt. Neden derseniz eğer; Kültür Bakanlığı tarafından koruma altına alınan bu köyler, Rum ve Türk kültür izlerini taşıması ve orijinal taş yapısıyla yerli ve yabancı turistlerin dikkatini çekmesinden dolayı özel bir konuma getirilmiş. Köyler, doğal dokusu, dağ ve denizin muhteşem uyumlu ahengi sayesinde soft turizm açısından gelecek vaad ediyor. Yaz aylarında irili ufaklı bir çok yatın demirlediği Küçükkuyu sahillerinde deniz ürünlerinin ve yöreye özgü ot yemeklerinin (Semiz Otu, Ebegömeci, İndibağ, Arapsaçı, Acıfiliz, Gelincik, Labada vs.) her çeşidini birbirinden kaliteli restorantlarda cazip fiyatlarla yiyebilirsiniz.

 

Adatepe Köyü

Adatepe Köyü

Kentlerin gürültü ve stresinden uzaklaşıp, doğa ve tarihle iç içe sakin, sıcak ve dostça bir ortam arıyorsanız Adatepe Köyü tam size göre…

Küçükkuyu‘ya 3,5 km uzaklıkta olan Adatepe Köyü, yüksek duvarlardan oluşan taş evleri ve serin gölgeli sokaklarıyla Kazdağları‘nın eteklerinde, geçmişten kalma bir fotoğraf gibidir. İda Dağı‘nın batı yamaçlarında, uzun süre gözlerinizin önünden gitmeyecek görüntüler sunan Adatepe, Edremit Körfezi ‘nin kuzey ucunda, deniz seviyesinden 280 metre yükseklikte ve tatil merkezlerine oldukça yakın bir bölgededir. Doğal ve tarihi SİT alanı olarak koruma altındaki Adatepe Köyü, oksijen oranının yüksekliğiyle bilinen Kazdağlarının en batı ucunda ve Ege denizine tepeden bakan bir konumda, zeytinlik ve çam ormanlarıyla çevrilidir

Eski bir Rum köyü olan Adatepe Köyü, sit alanı olduğu için yıllar önceki görüntüsünü bugün de korumaktadır. İşgal yıllarında çok sayıda Rum ailenin gelip yerleşmesiyle Adatepe Köyü, Rum ve Türk kültürünün beraber yaşadığı ve kaynaştığı en eski köylerimizden biridir. Kültür Bakanlığı tarafından koruma altına alınan köy, orijinal taş yapısıyla yerli ve yabancıların dikkatini çeken taş evler, gerçekten görülmeye değerdir. İki yaşlı çınarın hükmettiği köy meydanı ile ayrıca kahvehaneleri, tarihi evleri ile modern bir köy havasında olan Adatepe’nin ruhunu yansıtır. Adatepe köyünde konaklamak isterseniz Zeushan , Hünnaphan, Mavras Taş Odalar , Adatepe Pansiyonları konaklama yerlerini inceleyebilirsiniz.

Yeşilyurt Köyü

Yeşilyurt Köyü

Kazdağlarının eteklerinde sık bitki örtüsü ile hem deniz hem dağ turizminin birlikte yaşandığı Yeşilyurt Köyü, denize kıyısına uzaklığı sadece 3 km olan bir oksijen çadırıdır. Köyde ki evler, taş mimarinin en güzel örnekleridir. Yüzyılların birikiminin oluşturduğu bu taş evler, son yıllarda İstanbul ve İzmir ‘den gelen ve doğal yaşamı seçen ailelerin, hatta yabancıların gözdesi olmuş. Ayrıca rengârenk açan sardunyalar evlerin ön yüzlerini süslüyor. Köyün patika yolları yürüyüşü sevenler için, ideal bir parkur oluşturur. Badem ağaçları ile bezenmiş yamaçları, şifalı bitkileri, baş döndürücü kokular saçan çiçek ve otları ile bezenmiş Yeşilyurt Köyü, özellikle astım ve kalp hastaları için gerçek bir şifa kaynağıdır. Bir zamanlar Rumların da yaşadığı Yeşilyurt Köyü ‘nün meydanında bulunan tarihi cami, minaresi ile dikkati çekiyor. Bu caminin yapımında Yunanlı ustalar çalıştığı için bu ilginç yapı, camiden ziyade kilise görünümünü andırıyor.

Eğer Yeşilyurt‘da konaklamaya karar verirseniz, otantik taş mimari üslupta inşa edilmiş oteller ve mimari özelliğini yitirmeden dekore edilmiş pansiyonlar, sizi beklemektedir. Vadinin ortasında yeşillikler içinde huzur bulacağınız bu mekânlarda tüm yiyecekler Yeşilyurt ve çevre köylerden elde edilen doğal ürünlerle hazırlanıyor. Köy ekmeği, süt, peynir, yumurta, bal, zeytin, reçel, çeşitli otlar ve yöre yemekleri Egeden ve Kazdağlarından gelen rüzgârın etkisiyle konuklar tarafından büyük keyifle tüketiliyor.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir