Sarıkız Türbesi

Kazdağları'nın en yüksek tepesi...

Ege ve Marmara bölgesini ayıran Kazdağları’nın en yüksek tepesine, Sarıkız Tepesi denilmektedir. Bu tepenin çok güzel bir efsanesi vardır. Dilden dile dolaşıp günümüze kadar gelen efsane kahramanı Sarıkız adında bir genç kızdır.

Efsaneye göre Kazdağlarında çok güzel bir kız yaşarmış ve adına da Sarıkız derlermiş, gel zaman git zaman Sarıkız’ın güzelliğini çekemeyenler onun hakkında kötü yola düştü diyerek dedikodu yaymaya başlamışlar ve onu lanetli ilan etmişler. Bunun üzerine babası da Sarıkız’ı alarak Kazdağının zirvesine bırakmış. Sarıkız dağda dolaşırken yanına bir kaz gelmiş ve ona birkaç yumurta vermiş. Sarıkız bunları saklamış ve bir süre sonra kaz yavruları yumurtalarından çıkıp büyümüşler. Günler günleri, aylar ayları kovalamış. Bir gün kar ve tipiden yolunu şaşıran iki yabancı Sarıkız’ın yaşadığı zirveye sığınmak zorunda kalmış. Sarıkız bu yabancıları kurtarmış, beslemiş ve sığınaklarına kavuşturmuş. Bu yabancılar dağdan indikten sonra köy halkına “Kazdağlarında çok güzel, ermiş bir kız yaşıyor” demişler. Bu sözler Sarıkız’ın köyüne, anne ve babasına ulaşmış. Anne ve baba çocuklarına duyduğu özleme daha fazla dayanamayarak Sarıkız’ın yanına gitmişler. Sarıkız ile zirvede karşılaşan anne ve baba, Sarıkız ile sevgi ve hasretle kucaklaşmışlar. Bir ara baba kızından su istemiş, Sarıkız; “hemen şimdi” diyerek avuçları ile babasına su içirmiş, babası; “suyu nerden aldın?” deyince de “elimi uzattım, denizden aldım” demiş. Anne ve baba böylece kızlarının gerçekten ermiş olduklarını anlamışlar ve geri dönmüşler…

Yorum ve değerlendirme yapabilirsiniz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir