Mitoloji tanrılarının balaylarını geçirdiği, Afrodit’in Hermes’le aşk yaşadığı, Paris’in Helena’ya aşkını sunduğu zümrüt taçlı efsanevi İda (Kaz) Dağı’nın eteklerindeki Küçükkuyu’ya hoşgeldiniz.Çanakkale İline bağlı beldemiz Küçükkuyu, doğal güzellikleri, denizi, deniz ürünleri, şifalı suları ve bitkileri, temiz havası, taş yapıları, tarihi değerleri, muhteşem zeytin-zeytinyağları ve üç bin yatak kapasitesi ile turizm alanında atılım yapma potansiyeline sahip kapasitesiyle, Edremit Körfezi’nin ve dünyanın gizli turizm cennetlerinden biridir. Tertemiz denizi ve güzel bir limanı ile balıkçılıkta da önemi büyüktür. Balığı her zaman boldur. Güzel motelleri ve düzenli yapılanması ile dikkat çekiyor. Küçükkuyu da tüm Kuzey Ege’ye hakim zeytin ağaçlarından kısmetine düşeni almıştır. Dünyanın en nefis, düşük asitli ve kendine has güzel kokulu zeytinyağı bu bölgede yetişen zeytin ağaçlarından çıkar.

Assos

Doğayla tarihin, dağla denizin iç içe geçtiği Assos; Aristo’nun yüzlerce yıl önce kurduğu felsefe okulu, Midilli Adası’nı kucaklayan antik kenti ve bohemlerin tercih ettiği iskelesiyle, yüzyıllık taş evleriyle modası hiç geçmeyecek bir klasiktir.Ünlü Athena Tapınağı M.Ö. 6.yüzyılda burada inşa edilmiştir. Dor tarzıyla yapılmış olan bu tapınak yeniden restore edilmiştir. Tapınak kalıntıları arasından sızan ay ışığını görmek için orada bulunmalı ya da erken kalkıp Akropol üzerinden şafağın doğuşunu, tepeden Edremit Körfezi’nin muhteşem manzarasını görmelisiniz. Böylece neden bu cennet gibi bölgenin seçildiğini taktir edeceksiniz.

Kadırga Koyu

Küçükkuyu-Assos arasında bakirliğini korumuş harika koylar vardır. Tertemiz deniz suyu etkiler insanı. Kadırga Koyu, iyi bir turizm beldesi olmaya aday yerlerden bir tanesidir. Aynı zamanda doğal yaşamın tahrip edilmemesi için doğal sit alanı ilan edilmiş. Kadırga Koyu’nda bugüne kadar irili ufaklı 14 turistik tesis yapılmış, ama hiç birisi doğayı bozmamıştır. Gürültülü şehir yaşamından uzaklaşmak isteyen insanların aradıkları yer burasıdır diyebiliriz. Kadırga Koyu’nda sizi rahatsız edebilecek tek gürültü kuş sesleridir.

Zeus Altarı

Zeus Altarı Küçükkuyu’nun en meşhur yerlerinden birisidir ve Küçükkuyu’ya  3 km uzaklıkta bir tepenin üzerindedir. Edremit Körfezi’ne kuşbakışı bakan ve çok güzel bir panoramaya sahip olan Altar’ın hemen yanında Çanakkale Savaşları’na katılan Erdem Dede’nin yatırı bulunmaktadır.Altar, kelime anlamı ile sunak demektir. Tanrı Zeus, Troy ile Akha’lar arasındaki savaşı bu sunaktan izlemiştir. Sunağın altında bulunan oda büyüklüğündeki, içinde su bulunan sarnıça Zeus Mağarası denmektedir.

Mıhlı Şelalesi

Küçükkuyu’ya hayat veren Mıhlı Çayı cömertçe sergilediği doğal güzellikleriyle mutlaka görülmesi gereken yerlerdendir. Bölgeye giden yolun 5 km sonrasında karşınıza çıkan Başdeğirmen mıntıkası ünlü bir mesire yeridir. Mıhlı Çayı’nın bereketi toprağa öyle yaramış ki, ağaçlardan gökyüzü görünmüyor. Burada Rumlardan kalma bir değirmen var. Su yolları ve taşları aynen muhafaza edilen değirmen restore edilmiş. Roma döneminden kalma kemerli bir köprü de bu değirmene eşlik ediyor. Değirmenin bir kaç km sonrasında yüzülebilecek ölçülerde harika bir gölet ve bu gölete akan harika şelale bulunmaktadır.

Şifalı sularında derman aramaya gelenlerle dolup taşan kaplıcalar rivayete göre Afrodit tarafından bulunmuş. Tanrıça Afrodit tarihte bilinen ilk güzellik kraliçesidir. Cüzzam hastalığına yakalanarak güzelliği kaybolan Afrodit, Tanrı Zeus tarafından yanından uzaklaştırılır. İda Dağı’nda gezerken bir kurdun suyun çıktığı mağaraya girdiğini görür. Buradan çıkan 42°lik şifalı sularda hergün yıkanan Afrodit cüzzamdan kurtularak eski güzelliğine yeniden kavuşur.Afrodit Kaplıcaları’nda 5 kişilik bir havuz ile 5 tane küvetli banyo odası var. Su sıcaklığı 43°, Ph değeri 7’dir. Konaklama imkanı olan kaplıcalar çam, zeytin ve meyve ağaçları arasında sakin, sessiz ortamıyla huzur veriyor.

Küçükkuyu’nun körfeze hakim iki köyü var ki diğer köylere pek benzemez. Neden derseniz eğer; Kültür Bakanlığı tarafından koruma altına alınan bu köyler, Rum ve Türk kültür izlerini taşıması ve orijinal taş yapısıyla yerli ve yabancı turistlerin dikkatini çekmesinden dolayı özel bir konuma getirilmiş. Köyler, doğal dokusu, dağ ve denizin muhteşem uyumlu ahengi sayesinde soft turizm açısından gelecek vaad ediyor.Yaz aylarında irili ufaklı bir çok yatın demirlediği Küçükkuyu sahillerinde deniz ürünlerinin ve yöreye özgü ot yemeklerinin (Semiz Otu, Evegömeci, İndibağ, Arapsaçı, Acıfiliz, Gelincik, Labada vs.) her çeşidini birbirinden kaliteli restorantlarda cazip fiyatlarla yiyebilirsiniz.

5,038 total views, 2 views today